Batan Geminin Malları

Hikmet Savatlı - 4 Aralık 2020

Amerikada doğum

Hikmet Savatlı - 4 Aralık 2020

Demokrasinin Dönüşü

Hikmet Savatlı - 4 Aralık 2020

Amerika’dan…

Demokrasinin Dönüşü

Amerika’nın gündemi bu haftalarda biraz kalabalık! Seçimlerden sonra kabine ne olacak tartışmaları koronavirüsün ikinci dalgasının hasta sayılarına vurması ile kısa sürdü! Faucci, CDC, Pfizer, BioNTech, aşı hepsi bir arada ülke gündeminde dönerken diğer bir yandan; 3 yaş anaokulundan ilkokul 5. Sınıfa kadar olan karma sınıfların okula dönmesine karar veren belediye başkanı yerel gündemi ziyadesi ile dolduruyor.

KoronaBela

İkinci dalga geldi geliyor diyene kadar koronavirüs mayıs ayı rakamlarının da üzerine çıktı! Hastalığın ilk günlerinde, sokağa bile çıkmaya korktuğumuz, günde 739573 kere yıkadığımız ve neredeyse klorağa basıp tavukayağı gibi görünmeye başlayan ellerimizi eskisi gibi yıkamaz olduk. Markete gitmeye korkarak eve sipariş verdiğimiz domatesten marula tüm sebzeleri deterjanla yıkayıp sirkeye ısladığımız günleri geri bıraktık, doğru! Fakat şu an rakamlar o günlerin de üzerinde. Bu durum biraz rahatladığımızın göstergesi gibi görünse de ben ve ailem hala kalabalık yerlerden, kapalı alanlardan uzak durmaya çalışıyoruz. Günde bir saat oğlumla buz pateni yapmaya gidiyoruz o da açık hava olduğu için, maskeleri çıkarmadan insanlara çok yaklaşmadan yaptığımız bir aktivite! İlk karantina zamanlarında 3 ay evden çıkmayan, 7 yaşında tazmanya canavarı enerjisinde bir çocuğun enerji atması için bu kısır günlerde elimizden geleni aktiviteyi sağlık koşulları ile yapmaya çabalıyoruz.

Ege’nin online eğitimi devam ediyor, sistem sene başında onlinedan fiziksele dönmeye olanak veriyordu ama son anda ya evde kalacaksın ya okula geleceksin diyerek bu sistemi iptal etti. Normalde haftada iki gün olan okul normal sisteme geçmeye çalışıyor ve bu aileleri çileden çıkarmaya yetiyor. Normalde Amerika’da yaşayan ve korona nedeni ile Türkiye’ye dönen ve okullarına internet üzerinden devam eden çocuklar var. Şimdilik internet okuluna gidenlere bir zorunluluk getirilmiyor ama ne olacağı yine de belli olmaz. Satır aralarından “belki onları da çağırabiliriz” diye bir yazı okudum bekleyip göreceğiz. New York City genelinde 195 bin çocuğun, ki bu rakam tüm öğrencilerin %15’i olsa da bence geri dönüş yine de riskli.

Böylesine bir kararın şükran günü ertesi alınması, bu özel günde aileleri ile birlikte olmak isteyen insanların uçak, tren gibi toplu taşıma ile hareket etmesi sağlık görevlilerinin “hastalık yayılacak” korkusu; gelen ikinci dalga ile birleşince ABD genelinde de sıkıntılı bir süreç yaşanacağına benziyor. Sokağa çıkma yasağı gündemde olsa bile şimdilik o yöne gitmemeyi tercih ediyorlar. 20 Ocakta yeminden sonra direksiyona geçecek Joe’nun bu konu ile Trump yönetiminden daha sıkı ilgileneceğini düşünüyorum.

Işık hızından hızlı aşı

Pfizer ve BioNTech’e 1.95 milyar dolar değerinde 100 milyon doz aşı siparişi veren hükümet aşının 11’inde ışık hızından hızlı (Warp Speed, Ulusal aşı programına verdikleri isim) gelerek uygulanmaya başlanacağı bildirildi.   ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi ilk etapta aşının sağlık çalışanları ve akabinde 65 yaş üstü vatandaşlara uygulayacağını açıklarken New York valisi Cuomo “Yaşlılar izole, ben dışarıda hayatın içinde olan ve risk grubunda olan gençleri aşılayacağım” dedi. Bu arada, Başkan Trump’ın oğlu da korona olduğu için gelen ilk partiden Trump Jr. istifade edip etmeyeceğini, aile ve arkadaşlarının aşı stok edip etmeyeceğini göreceğiz! Hatta el altından karaborsaya düşüp el altından gizli gizli satılıp satılamayacağını ayrıca göreceğiz. Umarım bu aşı beklenen şekilde tüm sıkıntıları çözebilir zira 2020 sonuna kadar ölü sayısının 320 bine çıkması bekleniyor. Hâlihazırda Çin ve Güney Kore aşılamaya başlarken İngiltere bu haftalarda başlayacak. Aralık 15 gibi Amerika 40 milyon vatandaş ile aşılamaya başlayacak. Aşı nerede saklanacak ne kadarı kullanacak orası henüz açıklanmadı.

Kabinede tanıdık yüzler

Biden’ın kabinesi ulusal basında Trump kabinesinin aksine kadınların bulunduğu, dengelerin gözetildiği her konuya titizlikle eğilecek bir kabine olduğu çizgisi ile lanse ediliyor. Kabinede bizlerin daha önceden aşına olduğumuz isimlerin pozisyonları kesinleşti.

Antony Blinken Dış İşleri bakanı, Jake Sullivan ise Ulusal Güvenlik Danışmanı olacak. Blinken’ı Biden’ın başkan yardımcılığı döneminde dış işleri bakanı yardımcısıydı. 20 yıldır Biden ile çalışan Blinken ABD, Türkiye, Suriye ve YPG konularının görüldüğü yıllarda görevdeydi. Daha önce birçok kez Türkiye’ye gelen Blinken en son 2016 yılında hain FETÖ saldırısı sonrasında zarar gören TBMM’yi ziyaret etmişti.

Blinken basına takdim edildiği sırada yaptığı konuşmada, “Dışişlerinde moral ve güveni yeniden tesis edeceğiz.” Diyerek alçak gönüllülükle çalışacaklarını fakat tek başına çalışmanın başarı getirmeyeceğini birlikte çalışacakları ülkelerin de onlar kadar istekli olması gerektiğini ifade etti. Sullivan ise yine Obama döneminde İran ile nükleer müzakereleri yürüten grupta aktif görev alan Yale Üniversitesi tecrübesi olan bir profesör (hoca)

Alejandro Mayorkas İç Güvenlik Bakanlığına getirilirken, Ulusal İstihbarat Direktörlüğüne ise Avril Haines getirildi. Haines ABD tarihinde bu görevi yürüten ilk kadın olacak. Biden Birleşmiş Milletler Daimi temsilciliğine ise 35 yıllık diplomat olan Linda Thomas Greenfield’ı aday gösterdi. Böyle bir noktaya siyahi bir kadının getirilmesi kulislerde “diplomasinin dönüşü” olarak yorumlandı. Sizlere daha önce olan münazaralarda Başkan Trump’ın Paris İklim Anlaşmasından “bizi sömürüyorlardı bende çıktım oradan” diye anlattığı iklim değişikliği krizini çözmesi için eski Dış İşleri Bakanı John Kerry’e görev verdi. Eski FED başkanı Janet Yellen’a hazinenin anahtarlarını veren Biden, Savunma bakanlığını ise Tammy Duckworth’a emanet etti.

Kabine meselesini dağılmadan toparlayıp yazıyı sonlandırayım.

Başkan Trump’ın “milyoner patronlar ile ülkeyi şirket yönetir gibi yöneteceğim! Hayatım boyunca birçok şirket yönetip milyar dolarlar idare ettim; Amerika’yı da böyle idare edeceğim” söylevlerinin görevde kaldığı 4 yıl boyunca işlemediğini gördük. Görünen köy kılavuz istemez zaten başarılı olabilseydi halk ona ikinci bir dört yılda görev verirdi. İster romantik bir şekilde demokrasinin dönüşü deyin, isterseniz 3. Obama dönemi deyin Biden önce ABD’ye sonrada dünyanın geri kalanına demokrasi götürmeye kararlı görünüyor. Diğer bir yandan kafamın bir köşesinde de ne zaman demokratlar ülkenin koltuğuna otursa dünyanın bir köşesinde demokrasisi yarım kalmış, hüzünlü bir ülke bulup orada demokrasiyi yeniden tesis etmek için kurşun askercilik oynatan taraf oldukları için “acaba” demeden de edemiyorum. Bu noktada kabinedeki kadınların sağduyusuna Biden’ın kendisi ile bir araya geldiğim anlarda edindiğim izlenimlere göre törpülenmiş hırslarına ve ikinci dönemini yapmayacak olmasına binaen korkularımın yersiz olması için dua ediyorum.

Amerika’dan şimdilik bu kadar! Gündemin potpurisiydi. Haftaya, dünyanın merkezindeki güncel haberler ile karşınızda olabilmek dileği ile hoşça kalın…

Hikmet SAVATLI