‪#‎vatanısanaböldürmeyeceğiz‬

Hikmet Savatlı - 9 Eylül 2015

Expo 2015 Milano

Hikmet Savatlı - 9 Eylül 2015

Gıt Gıt Gıdak

Hikmet Savatlı - 9 Eylül 2015
vatanısanaböldğrmeyeceğiz_hikmetsavatlı_blogyazısı
hikmetsavatli_expo_2015_köşeyazası
Hikmetsavatli_gıtgıtgıdak_köşeyazısı

İnsanlık ölmedi içimizde yaşıyor, diye kendimi mi kandırıyorum acaba. Çoğu zaman etrafıma bakıyorum, gözlerimi iyice açmama bile gerek kalmadan, medeniyetin beşiği diye övündüğümüz bu topraklarda medeniyetsizlik üzerine oscar vari ödül törenleri yapabileceğimiz konusunda inancım artıyor.

Aslında ölü bir saatte ucuz bir uçak bileti rahat yolculuk seven biri için son derece iyi bir şans. Neden mi? Öncelikle tatilciler yok! Kampa giden çocuklar yok! En güzeli hacca giden hacılar yok!

Deneyimle sabittir ki bir seyyaha edilebilecek en büyük beddua hacı adayları arasında seyahat edesin olacaktır! İtiraz edebilirsin onlar dini görevlerini yerine… Bıdı bıdı….
Yapılsın tabi, ama medeniyet ve nezaket kuralları çerçevesinde yapılsın. Ben havaalanı idarecisi olsam bu kişileri diğer yolcular arasına karıştırmamaya özen gösteririm. Bunu geçelim, anlatmak istediğim esas konu bu değil.

Yurdum insanı işte, nezaket kurallarından, medeniyetten bir haber.

Ders bir, kamusal alan senin evin değildir!
Umuma açık alanlarda nasıl davranılması gerektiğini ne yazık ki öğrenemedik. İçimizdeki o “amaaan n’olacak, küfür!” Geni sağ olsun, bizi bir adım ileriye götürmeyen prangadır.

Çocuk ile seyahat etmenin zorluğunu bilen, anlatan ve yazan biri olarak ne zaman olursa olsun yardım etmeye çalışırım. Tabi önce konuşmak gerekiyor, nazik bir şekilde
-“yardıma ihtiyacınız var mı?” Ya da
-“size nasıl yardım edebilirim?” Gibisinden iki basit soru sorman yeterli olacaktır.

Hiç anlayamadığım bir şekilde uçağa binebilmek için otobüs sırası beklerken ana kucağında çocuğu olan bir hanımefendiye, şovalye ruhlu yardım sever bir centilmen olarak, yardıma ihtiyacınız var mı dedim. Bu sırada bording başladığından zavallı “gıt gıt gıdak” diyerek çocuğunu ve çantasını kaptığı gibi otobüse koştu.

Bu ilk yardım talebim değil, genelde insanlar anlaşılmaz bir afra tafra ile “bizim yardıma ihtiyacımız yok!” Diyerek teşekkür kısmını es geçip “öküze bak bir de yardım edeyim mi diyor te a-Allahım!” gibi bir ifade ile olay mahallinden uzaklaşırken otobüste zavallı kadına yok muamelesi yapıyorlardı. Derken birisi kadıncağıza yerini vermek istedi lakin kadın gururluydu (!) oturmadı! (Yahu ablacığım havan kime?)

Bu sırada otobüs uçağın yanına geldi, olağan bir şekilde koltuk numarası 15 den sonra olanlar arka kapıdan binsin cümlesini duyarak, eskilerin ajan filmlerinde hipnotik kelimeyi duyarak intihar ya da suikast girişiminde bulunan kurbanlar gibi harekete geçen teyzenin ben şimdi hangi kapıdan bineceğim ikilemini yaşamasını tüm otobüs izledik.

Bu sırada çocuklu kadın koşarak arka kapıya yöneldi, ben de iyi en azından yanımda oturmayacak, şimdi yan yana 2 E ve 2 F olarak oturuyoruz!

Memlekette uçak, otobüs, vapur ve asansöre binmek zordur! Sona kalan dona kalır, koş bizim yerimize oturmasınlar zihniyeti ile insanlar birbirlerine omuz teması ve sürtünme kuvveti ile uçağa giderken bir teyze “Evladım bu Adana uçağı mı?” sorusuna sen aşağıda bekle bir sonraki uçakla gel diyecek gibi oldum!

Her uçak yolculuğumda benim oturduğum koltuğun üstü ağzına kadar dolu olur! Önceden ben de benimki dolu diyerek başkasının baş üstün dolabını işgal ederdim. Artık hiç uğraşmıyorum, önce hostesi çağırıyor ve çözüm üretmesini istiyorum! Ve illaki kendi eşyamın gözümün önünde olmasını istiyorum. Çünkü medeniyet zengini toplumumuzun ferdi, senin bin para verdiğin eşya/mont/çanta ne varsa getirip paçavra gibi tepmekten, çamurunu silmekten geri kalmayacak kadar medeni ve bir o kadar da kibardır! Benden sana tavsiye sen de aynısını yap!

Pardon/affedersin/kusura bakma

Söylemesi imkansız sözler olmasa da nedense uçak içerisinde oturduğun koltukta istem dışı sana çarpan ‘kütlenin’ ağzından çıkmayan kelimelerdir bunlar! Suratlarındaki ifade;
“Ulan ne hayvan herifsin, oturduğun yerde yürürken bana çarptın” dır.

Buraya kadar her şey çok normal geliyor değil mi? Esas tantana uçak inince yaşanacaktır! Hayır alkış olayından bahsetmeyeceğim o işi artık nostalji kuşağında yapıyorlar. Herkesin aynı anda sözleşmiş gibi ayağa kalkarak uçaktan çıkma anını zihninde şöyle bir canlandır.

Kardeş uçak indi ha!

Yapma ya? Mola yerinde değil miyiz!

Bu olay cereyan ederken, daha kapıların açılmamış olduğunu söylemeli miyim bilemedim.

Kibarlık mı insandan, yoksa insanlık mı kibarlıktan?

Hayat senin oyun alanın ve her şey senin için yaratıldı, buna katılıyorum ama anaokulu öncesi eğitimde annenin arkadaşlarının çocukları ile aynı halı üstüne oturtulup bak sana kardeş (!) dediklerinde o oyun alanının içerisinde başkalarının da olduğunu ve ne varsa her şeyi paylaşman gerektiği anlatılmak isteniyordu!

Anlayanlar anlamayanları eğitsin…
Hikmet SAVATLI | The Wisdom