AYŞKIM

Hikmet Savatlı - 1 Haziran 2015

“Oku” diye ben demiyorum…

Hikmet Savatlı - 1 Haziran 2015

Kafam çok güzel…

Hikmet Savatlı - 1 Haziran 2015
kissing-wallpaper
kitap-okuma-verimliligi
s-58ff4467bfe4dfada2c6f98d7f497924e93854d4

Her şey sevgilim ile birlikte Çeşme, Bordum, Marmaris üçgeninde deniz havuz ve yaz sezonunu açış ritüellerimiz ile başladı. Bu sene 1 Mayıs itibarı ile denize giren sevgililer olarak havanın ve denizin buzlarını kalplerimizdeki aşk ateşi ile kırmayı başardık.

Gittiğin hemen hemen her yerde enerji patlaması yaşayan ergenlerin kendini gösterme çabalarını görürsün. Bana gençken dahi cazip gelmeyen bir nevi ilkellik orijinli kendini gösterme çabası gibi geldiğinden bu taraklarda hiç bezim olmadı. İlkellik dediysem şunun şurasında insanlık tarihin başlangıcına gittim döneceğim merak etme.

İlk çağ insanı varyetelerinin günümüz iz düşümü, suda yapılan deve güreşleridir. Gereksinimler, çığırından çıkmaya meyilli, insan cinsinin erkek türüdür. Olay her ne kadar eğlence paravanı arkasında saklanmaya gayret edilse de, esas orada bulunan diğer cinse kendini gösterme yetisidir! Sıra ile birbirlerinin omuzlarına çıkmak sureti ile anlamsızca bir kaba güç sergiledikten sonra kazanan ergenin kumsalda, olimpiyatlarda altın madalya bırakmamış bir sporcu edası ile kasıla kasıla, gezinmesi ile son bulur. Oysaki bu evrede hindi gibi göründüğünden habersiz üç tane ırgat kasını sıkarak gezen ergen bana göre son derece komik görünür.

Discovery Channel gerçeği…

Her ne kadar gelişmişlik olsa da ilkel yetiler asla ölmüyor. Galip olan yarmaya sürüye sürekli eklenen diğer ergenler tarafından yapılan meydan okumalar, bu ergenlerin tabiatı gereği sürekli cereyan ediyor. Türk insanının değişik sosyalleşme anlayışı bu. Üç tarafı denizler ile çevirili olan bu memlekette neden bir yüzme şampiyonu yok? Sorusunun cevabı olimpiyatlar dünya normlarına göre değil de bize göre endekslenseydi madalyaları koyacak yer bulamazdık.

Düşün bir kere, curling’in olduğu bir olimpiyat deve güreşini kaldırmaz mı? Hani okyanus görmüş ve girmiş biri olarak bir Allah’ın kulu neden böyle anlamsızca bir enerji patlamasını orada yaşamaz da sadece bu topraklarda yaşar? Sorusunun cevabını hala veremiyorum. (oksijenin bereketi diyesim var ama…)

Brezilyalı ergenler kumsalda top oynarken, Türk genci topluca denize koşmayı yeğeler. Bununla da yetinmez alır o topla denizin içinde uçan kafa, röveşata vole gibi fantastik işleri dener. Topu simit gibi olarak ya da su içinde üstüne oturmak için kullanır. Al sana nüfusu İstanbul’dan az olan ülkelerin dünya futbolunda başarasının sırrı. (Hollanda, Belçika vs…)

Hafta sonu sevgilim ile denize girerken rastladık bu enerji patlaması yaşayan ergenlere. Toplumumuzun yüz üstüne çıkmamış bastırılmış her türlü duygusunu hal, tavır, hareket ve bakışlarında bulabileceğin bu çocuklar için söylenecek pek çok şey var.

Bunlardan en önemlisi rahatsız oluyoruz kardeşim. Sevgilim ile el ele tutuşmuş denize girerken senin boru sesinle birlikte ettiğin küfürlerden rahatsız oluyoruz! Yaptığın su şakalarından, özellikle rahatsız edici bakışlarından rahatsız oluyoruz! Listeye eklenecek inan çok şey var, kıyı şeridine yakın yerlerde jet-Ski kaynaklı ölümler var, yüzme bilemeyen Hanzo’nun deve güreşi sırasında boğulması var, var da var!

Amerikan filmlerinde sahil güvenlik görevlileri, ellerinde dürbün, sürekli gözleri denizde olası bir durumda göreve gitmek üzere beklerken, benim o yaşlarımda bizde sahil muhafaza yerine Allah muhafaza vardı. Çocukların anne ve babaları sürekli kontrol halindeydiler. Gel zaman git zaman bizde de birer ikişer sahil güvenlik cankurtaranları olmaya başladı. O zamanda kıyaslamalar yapmıştım kendimce bizim cankurtaranlar dondurmacıda gölgede ya tavla oynuyordu, ya da bir köşede mısır yiyip geyik yapıyorlardı.

Su’da şaka olmaz gerçeğini göz ardı etmemek gerekir. Bu tarz su oyunlarının(!) yerine gençlerin enerjilerini daha farklı mecralarda göstermeleri gerektiğini düşünüyorum. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkede, balıkçılık yok, yüzücü yok; karlı dağları, kardan kapanan yolları var, kış sporcusu yok. 80 milyon nüfus var, birimizde bi gayret yok! Sonra neymiş efendim Elvan Abeylegesse koşsun;  Melek Hu, Şirin He, Zhang Xiaoyu, Cem Zeng, Bora Vang, Peng Fei ve Ahmet Li’li Türk masa tenisi milli sporcularımızla, Ukrayna asıllı milli yüzücülerimizle madalya alalım göğsümüz kabarsın! Sonrada Türk’ün gücü nidaları ile kasım kasım kasılalım!

Daha anlatsam anlatırım, lakin deniz, güneş kum…

Hadi sen de gel kafam aman su çok güzel…

 

Hikmet SAVATLI| The Wisdom