Çok yaşa…

Hikmet Savatlı - 31 Aralık 2015

Savaş ve Adana

Hikmet Savatlı - 31 Aralık 2015

Son biletler bugün çekiliyor…

Hikmet Savatlı - 31 Aralık 2015
hikmetsavatli_cokyasa_köseyazısı
hikmetsavatli_savasveadana_koseyazısı
aren ege ve mocha

Çok şükür bu milli Piyango kuşatması yarın sona erecek ve bizler her gördüğümüz piyangocuya sövermiş gibi bakıp, sanki beraber hayal kurmuş ama ikramiye ona çıkmışcasına amorti bile yok diyeceğiz!

Fakat yine de yapacağımız ilk iş, yeni yılın ilk gününde biletlerimizi kontrol etmek olacak. Alışveriş curcunası bitecek uğrunda beş avm gezip aradığın kazağın fiyatı daha da düşecek. Bu sırada güdümlü füze gibi hedefe kitlenip etrafında kimse yokmuş gibi davranan alışveriş tutkunları dükkanlardan çekilecek. Ortalık süt liman olacak.

Bu yıl belki gündemden, belki de gizli toplumsal baskı sebebi ile coşkulu bir yılbaşı kutlaması yapmak içimden gelmedi. Ne bileyim yılbaşı gibi hissedemedim. Ağacımızı kurduk, hediyelerimizi, hayallerimizi altına koyduk, evimizi süsledik. Bir şeyler eksik ama ne?

Sevgilim kurduğu her sofraya özenir, her detayı en ince ayrıntısına kadar düşünür. Sıradan bir sofrayı bir festivale dönüştürür. Soğuk sıcak başlangıçlar, mezeler, salata, ara sıcak, ana yemek, tatlı meyve, vs… tanrı sofralarımızın bereketini eksik etmesin.
Ben bu festivallere sağlıkla katılabilmek için kontrollü bir şekilde kilo vermeye çalıştığım için bu sene hindi yapmayarak listeye sadık kaldık. Hindi çocukluğumun olmazsa olmazı.

Eskiden her kanal haftalar öncesinden yılbaşı programlarının reklamını yaparken; grup P.T.T (Pijama Terlik Televizyon) hangi kanal daha iyi olacak tartışması yapardı. Hatta senesini hatırlamıyorum bir yılbaşı bütün Türkiye 3D gözlük ile evde oturduk. Kaldı ki 3D televizyon geleli ne kadar oluyor.

Lise-üniversite döneminde aman ortada kalmayalım; nereye gideceksek rezervasyonumuzu yaptıralım, evde oturacaksak bir yere hindi siparişi verelim diye uğraşırken zamanla “yahu kalabalık mı olur?” “Sıkıntılı mı olur?” Telaşı alır oldu. Tabi bu telaşı yaşayan ben geçen sene Lizbon’da Commercio Meydanında kutlamaların göbeğinde yaşayan yine ben :)

Şimdi 2015 acısı ve tatlısı ile bir solukta geldi geçti. 2016 da gelir 17 de geçer. Her ne kadar Adana 2017’ye girse de bu sene ve her sene iyi dilekler dileyen, bunu kutlayan, herkese tanrı sağlık ve birliktelik versin.

Gelen mesajlarda okuduğum ve takıldığım nokta arkadaşlarımın, akrabalarımın, tanıdıklarımın yeni yılını kutlarım gibi ben merkezli mesajlar oldu. Oysa tanıdık, hısım, akraba ötesine geç “Mutlu Yıllar” de bitir. Tanıdığıma selam, tanımadığım benden değildir dediğin zaman giderek bencilleşen ve kapanan o toplumun kilit taşı oluyorsun. Nerede benim “Cümleten hörmetler” diyen abilerim, “Ablan kurban olsun” diyen ablalarım? Sakladığınız örtünün altından geri gelin bi zahmet.

Her neyse sen de ben de biliyoruz ki hayat devam ediyor. Takvimde yazan sayılar tarihe not düşmene yarar. Yoksa bu senenin ön gösterimini geçen sene gördün. 31 Aralık 2015 gününün 23.59′ u ile1 Ocak 2016 arasında sadece bir dakika var ve sihirli bir değnek hiç bir zaman olmadı.

Umarım döktüğün gözyaşları mutluluk göz yaşı olsun, hiç ummadığın yerden her daim güzel haberler alsın…

Sağlıkla birliktelikle dolu nice mutlu yıllar, tanrı kimseyi gördüğünden geri koymasın.

Unutmadan seneye görüşürüz esprisi yapma artık…

Yeni yıl bir çocuk kadar umurunda olsun ki, o saf duygular ile her yeni yılın şen şakrak geçsin.

Hikmet SAVATLI |The Wisdom