blogger

Adana Sokak Gastronomisi

Hikmet Savatlı - 17 Nisan 2017
hikmetsavatli_adanasokakgastronomisi_koseyazisi

Herkese merhabalar, Türk Mutfağı dediklerinde şüphesiz Adana yemekleri ilk akla gelen yemeklerden olacaktır. Sizlere, bu yazıda Adana’mızın sokak gastronomisinden bahsedeceğim. Hepinizin bildiği gibi memleketimizde yemekler tutku ile yapılır ve en ince detayına kadar programlanır. Sabah kahvaltısında öğle, öğle yemeğinde akşam yemeği düşünüp programlayan bizler iflah olmaz birer yemek müdavimiyiz. Tabi homini gırtlak yemek yemenin gurmelikle değil pisboğazlık ile alakalı olduğunu bir kere daha dile getirmek …

Continue reading

Gastronomi Maceraları

Hikmet Savatlı - 6 Şubat 2017
hikmetsavatli_gastronomimaceraları,_köşeyazısı

Herkese merhabalar, İnsanlık, yaratıldığı günden beri hayatta kalabilmek için birçok tehlikeye göğüs gerdi. Muhakkak ki her tehlike onun için bir deneyimdi. İnsan, her daim daha güçlü ve daha akıllı olmak için evrildi; deneyimleri ile kendini yoğurarak günümüze kadar geldi. Kendini gerçekleştirme yolculuğunda piramidin basamaklarını adım adım çıktı. Maslow’un ihtiyaçlar piramidine baktığımızda beslenme insanın gereksinimlerinin ilk sırasındadır. İlk insanlar ne yiyordu? Avcılık ve toplayıcılık olarak adlandırılan …

Continue reading

Ay Işığına Tutulmak

Hikmet Savatlı - 9 Temmuz 2016
hikmetsavatli_ayisiginatutulmak_siir

  Tut ki ellerime dikenler batmış, Korkma, Ben senin ellerini kalbimle tutuyorum… Tut ki gözlerime perdeler inmiş, Korkma, Ben seni gözlerim olmadan da görüyorum… Tut ki kalbim durdu, Aklımdasın, Tut ki aklım gitti, Ruhumdasın, Tut ki öldüm! Yine de korkma; Sen hep beni tut… Güneş olsam da tut, Denizde tuz olsam da tut, Çiçekte polen olsam da tut… Hikmet SAVATLI | The Wisdom  

Continue reading

Varlıktan Yokluğa

Hikmet Savatlı - 9 Temmuz 2016
Hikmetsavatli_varlıktanyokluga_siir

  Bir kutuda dualarla uyansam, Etrafımda tüm sevenlerim, Tutsa buruş kırış ellerimden, Evlatlarım, torunlarım… Birileri elime bir baston verse, Yavaş ama kararlı adımlarla bir hayrata gitsem. Gelse yaşlı bedenimin ardından, Evlatlarım, torunlarım, arkadaşlarım… Yüzümü yıkasam, Sonra bir duş alsam camide… Hep beraber eve gitsek. Oturup hep beraber üzülsek… Gözlerim seni arasa? Zaman geçse… Yine birlikte üzüldüğümüz bir gün, Gözlerimizin yaşı ile, Bir caminin avlusundaki kutudan, …

Continue reading

Cevherin peşinde

Hikmet Savatlı - 4 Nisan 2016
hikmetsavatli_cevherpesinde_koseyazisi

  Doğum nedir? Hepimiz doğumumuza şahit olduk ama kim doğumunu kelimesi kelimesine anlatabilir ki? Doğum ve ölüm gece gündüz gibi bir bilinmezlik sarmalında kendilerine hayat içerisinde yer bulmuş iki gerçek. Ne diyor üstad “doğum gözlerini açmaktır, ölüm ise gözlerini kapatmaktır öyleyse hayat bir göz kırpıştır” neresi doğru neresi yanlış bilemiyorum. Doğum bir başlangıç diyen var, ölüm bir başlangıç diyen var. Doğumundan sonra gelen süreçte yaşadığın …

Continue reading

Eziğin Ağıdı

Hikmet Savatlı - 5 Mart 2016
Explorations of Beauty and Decay

Bu işte bir yalnızlık var, Kırık olmalı ellerin, Kör mü oldu kabin? Kalk haydi yattığın yerden… Sensizliği ben geçe, Son bir fırt alıp kendimden, Usulca kapatıyorum gözlerimi. Biraz yana kay yattığın yerde… Issız bir gecede, Kimsesiz bir rüyada, Çocukluğum gibi sarılsam! Huzurla uyu yattığın yerde… Hikmet SAVATLI | The Wisdom

Continue reading

Keşke hayat sosyal medya kadar basit olabilse…

Hikmet Savatlı - 24 Şubat 2016
hikmetsavatli_sosyalvegercekhayat_koseyazisi

Yakın-uzak pek çok insanın birbirini takip ettiği bir zaman akışında hayatın gerçekleri olduğu gibi bir arada akıyor. Kahkaha dolu bir anı, sonra bir ameliyat, kayıp aranıyor, memleket elden gidiyor, bir gazete kupürü, doğum ve ölüm… Parmağının tek hareketi ile karmaşık yaşamlar arasında istediğin gibi gezebilir, yorum yapıp beğenebilirsin. Sen ne anlatmak istersen, dinleyen/okuyan/beğenen mühim olmadan paylaşım yapabiliyorsun. Bakış açısı sana kalmış ister hislenerek, ister hasetlenerek! …

Continue reading