Suriye – Toledo – Amed Üçgeni

Hikmet Savatlı - 2 Şubat 2016

Gece, ben ve içimdeki çocuklar

Hikmet Savatlı - 2 Şubat 2016

Disney World mü Real World mü?

Hikmet Savatlı - 2 Şubat 2016
hikmetsavatli_toledoamed_köşeyazısı
Hikmetsavatli_gecebenveicimdekicocuklar_siir
hikmetsavatli_disneymigerçekdüyamı_köşeyazısı
Aren Ege gittikçe büyüyor ve gittikçe merak ve zevkleri artıyor. Öncelikle herşey Mickey Mouse ile başladı. Biz de anne baba olarak çocuğumuz ile oturup çizgi filmleri izlemeye başladık. Beraber izleyip beraber çıkarımlar yapıp, Mickey’nin bize öğretmen olmasının keyfine varıyorduk. Televizyonda aynı bölümleri 15 kere izlediğimiz halde “bi daha” ya da “bu son” demesi hoşumuza gidiyordu.
 
Bir zaman sonra Mickey’den başka arkadaşlarımız olmaya başladı. Spiderman onun değişi ile Spider Bey, bu arkadaş grubundaki ilk favrimiz oldu. Mickey gibi tshirtler, oyuncaklar ile şımarttık. Daha sonra Batman, Superman, ironman, Hulk…
 
Her gün evde tabiri caizse bir grup süper kahraman ile dünyayı kurtarıyoruz. Ipad’den izleyip gerçek hayata uygulamalı işler yapıyoruz. Çok İlginç şeyler olabiliyor, mesela Zombi Spiderman ! Spiderman kız arkadaşı ile pikniğe gidiyorlar Joker ve Hulk gelip kızı bağlayıp onu dövüyor :) yada hepsi bir arabada son ses müzik (kemerler takılı ama) dans ediyorlar. Ege evde tempo ile onlarla dans ettiği gibi biz de dans etmezsek bize bozuk atıyor :)
Anlayacağınız üzere çok çizgi film izliyoruz. Ve Gece kuşağı yatma saati masal değil de bir çizgi film saati yaparak yatıyoruz. (Evet biz de! hatta ben bazen Ege’den önce)
 
Benim çocukluğumda olan çizgi filmler böyle miydi diye düşünüyorum da…
 
Bir kaç örnek vereyim, sizin hatırladıklarınız ile bir değerlendirme yapalım?
 
Şimdi yukarı bak diye bir çizgi film izliyoruz. Çocukluktan arkadaş iki insan evleniyor çocukları olmuyor ve kadın ölüyor! Hem de 5. Dakikada film 90 dakika…
 
Big Hero Six: Ege’nin değişi ile B-Max! Filmin başında esas oğlan’ın (Hero) ağabeyi (Tadashi) ölüyor cenazesi yapılıyor vs…
 
How to Train your dragon 1: filmin ortalarında “senin annen bir melekti yavrum” tiradı atılıyor. Filmin sonunda esas oğlanın (Hiccup) bacağı kopuyor!
 
How to Train your dragon 2: Esas oğlanın annesi esasen ölmemiş, bağnaz fikirlerle mücadele etmemek için beşikte bebeğini bırakıp ejderha kaçırdı gibi tezgah yapıp köyden kaçmış. Filmin sonunda babası ölüyor viking tarzı cenaze yapılıyor…
 
Astro boy diye bir çizgi film var ki aman Allah’ım smile emoticon 5. Dakikada esas oğlan ölüyor! Babası bilim adamı Robot çocuk yapıyor. Benim sinirler iflas ediyor bir bahane ile başka birşey açıyorum…
 
Oysa ben çocukken Coyote binlerce defa büyük kanyondan aşağı düşer ama birşey olmaz Road Runner’ı asla yakalayamazdı. Bugs Bunny, Duffy Duck farklı şeyler öğretirdi. Sylvester Tweety arası şiddet ölüm ve yaralanma ile sonuçlanmazdı. Burada benim hatırladığım Tom ve Jerry var birbirlerini bıçak ile kovalarken burunları bile kanamaz hiç kimseye birşey olmazdı…
 
Hiç bir suç cezasız kalmaz kötü adam her zaman yakalanır ve cezasını çekerdi.
 
Peki ne oldu?
Madem bu kadar realist olunmak gerekiyor o zaman “kötüler”in kazandığı, kavuşamayan aşıkların olduğu filmler çekilmesi gerekmez mi?
 
Bu soruya cevap vermek isteyen var mıdır?
 
Zamane çocukların alt beyinciğine acılarla dolu bu hayatı olduğu gibi göstermek ne denli doğru?
 
Hikmet SAVATLI | The Wisdom